Bazen hayatın sizi nereye sürükleyeceğini bilemezsiniz. Hiç beklemediğiniz anda hiç olamayacağınız bir hayatta yer alabilir çok istediğiniz bir şeyin asla olamayacak oluşunu kabullenebilirsiniz. Bir bakmışsınız bir türküye yüklediğiniz anılarınız başka biriyle silinmiş bir bakmışsınız başka biri olmuşsunuz. Bunları oturup düşününce de "ben bu hale nasıl geldim?" sorusuna cevap aramaya başlarsınız. Sahi nasıl geldik biz bu hale? Kim geldi büyüttü bizi böyle? Aslında oyunun kuralı çok basit. Ya çimensiniz ya fil. Ya ezilirsiniz ya da ezersiniz. Bu kural her alanda geçerlidir. Derseniz ki hangisi olalım? Ben her zaman çimen olma taraftarıyım. Bırakın ezsinler,kırsınlar,döksünler, Çimen olmak toprağa her cemre düştüğünde doğmak demektir. Çimen olmak her kışın sonunda tekrar tekrar ve tekrar büyümek demektir. İşin güzel yanı da sizde çiçekler açıyor olmasıdır. Ama filler çamur banyolarında birbirlerini vahşice öldürebilen varlıklardır. Filler çimenlerin üstünde yuvarlanırken çimenleri düşünmeyen onları eze eze yaşayan varlıklardır. Bırakın ezsinler.Biz çiçek açmaya tüm toprağı kaplamaya devam edelim.
sevgiler
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder